info@bilimmerkezi.com.tr
Biyolojik Silahlar

BİYOLOJİK SİLAHLAR


Biyolojik silah terimi bakteri, virus gibi canlı mikroorganizmaların ya da bunların toksinlerinin, hastalık ya da ölüm amaçlanarak savaşta (biyolojik savaş), ya da panik ve kaos yaratmak için sivil halk üzerinde (biyoterörizm) kullanımını ifade eder.

Biyolojik silahların kullanımı eski dünyaya uzanıyor. M. Ö. 1500'lü yıllarda Hititler, bulaşıcı hastalıkların gücünü farkettiler ve düşman topraklarındaki kurbanlara veba mikrobu gönderdiler. Ordular da biyolojik silahların gücünü anlayınca, hastalıklı cesetleri mancınıkla kuşatılmış kalelere fırtalttılar ve düşmanları zehirlediler.

Biyolojik silahların bugün neden bu kadar gündemde olduğu diğer silahlara üstünlük sağlayan özellikleriyle açıklanabilir.

Biyolojik silahların maliyeti çok düşüktür. 1969’daki Birleşmiş Milletler verilerine göre bir kilometrekarelik alanda konvansiyonel silah kullanımı 2000 dolar, nükleer silah kullanımı 800 dolar, kimyasal silah kullanımı 600 dolar, biyolojik silah kullanımı ise 1 dolar maliyet getirmektedir.

Biyolojik silahların hedef kitlelere yönelik uygulanması kolaydır. Alçak uçan bir uçaktan tarım ilaçlaması yapar gibi bakterileri nehirlerin üzerine püskürtme, kalabalık merkezlerde liyofilize bakteri içeren ampuller atma, bazı bakterileri ya da toksinlerini sulara karıştırma gibi çok çeşitli şekillerde ortama yayılması mümkün olabilir; mektupla bile gönderilebileceği görülmüştür.

• Bu mikroorganizmalar ortama saçıldıktan sonra insan vücudu gibi uygun bir ortam bulduklarında çoğalmaya başlarlar. Kullanıldıkça çoğalan bir silah yoktur.

• Biyolojik silahların yol açtığı bazı infeksiyonlar insandan insana bulaşarak epidemi yaratır çok daha büyük bir kitle etkilenmiş olur.

• Bu silahlar hem mikroskopik olduğu için, hem de bir inkübasyon süresi sonunda etkili olduğu için, bunlara maruz kalanlar, semptomlar ortaya çıkana kadar hedef olduklarının farkına varamazlar; bu arada salgın önlenemeden yayılmış olur.

BİYOLOJİK SİLAHLARDAN KORUNMA

Korunma. Biyolojik ajanlara karşı korunma yöntemleri sınırlıdır. Koruyucu elbiseler, maskeler kısa süreli koruma sağlayabilirler

Bununla beraber, şarbon gibi etkinliğini uzun süre koruyabilen kimi ajanlar için bu tedbirler sadece ilk aşamada faydalı olabilirler. Herhangi bir şekilde yediğimiz yiyeceklerin biyolojik ajanlarla bulaşmış olabileceğini düşündüğümüz anda o yiyeceğin yenmemesi gerekir.

Biyolojik tehlikenin olabileceği zamanlarda gıdalarımızın temizliğine, özellikle yıkanmasına her zamankinden daha fazla özen gösterilmelidir.

Yıkama işlemi önemli ölçüde mikrobiyal yükü azaltır. Bunun yanında sebze türü yiyeceklerin 1 %’lik hipoklorit içerisinde iki üç dakika tutulması canlı mikroorganizmaların öldürülmesine yeterlidir, bu işlemden sonra mutlak surette iyice yıkanmalılar.

Solunum kaynaklı bulaşmalar söz konusu olduğunda ıslak bir mendil gibi eşyaların ağız ve buruna tutularak o anda hava yoluyla oluşacak bulaşma engellenebilir.

Herkesin koruyucu elbise giyemeyeceğine göre insanlar özellikle yiyeceklerinin, eşyalarının ve çevrelerinin temizliğine dikkat etmelidir.

Herhangi bir durumda bir bulaşmaya maruz kaldığını hisseden kişi hemen doktora başvurmalıdır. Çünkü biyolojik ajanın bulaşmasından sonra kişinin kendi başına tedavi olması mümkün değildir.

BİYOLOJİK SİLAH ÇEŞİTLERİ

 

ŞARBON

 

ÇİÇEK(VİRÜS)

 

VEBA(BAKTERİ)

 

TULAREMİ(BAKTERİ)

 

SARS

 

SITMA

 

KOLERA

 

ÇiÇEK (SMALLPOX)

 

ŞARBON (ANTHRAX)


şarbon basili (Bacillus anthracis) spor oluşturma özelliği sonucu dezenfektanlara, ısı ve nem deiikliklerine direnebilir; bu nedenle antraks sporları dış ortamda uzun yıllar canlı kalabilir. Biyolojik silah olarak şarbon basili, dayanıklı olan spor ekliyle kullanılmakta ve hedef kitlelerin sporları solunum yoluyla alması salanmaktadır. İnhale edilen sporların bir kısmı alveolar makrofajlarda parçalanır; canlı kalanlar mediasten lenf ganglionlarına gider. 60 güne kadar uzayabilen, ortalama bir haftalık bir periyod içinde sporlar açılır, üreyen ve toksin salgılayan bakteri formuna dönüşürler; akciğer şarbonu eklinde infeksiyon gelir. Hemoraji, ödem, nekroz ile seyreden tabloda Ateş yükselir, solunum zorlu, siyanoz, hipotansiyon, ok, genellikle menenjit ve 36 saat içinde ölüm görülebilir. Mortalite çok yüksektir. Bir gramın milyonda biri kadar arbon basilinin solunum yolundan alınması o kişinin ölümüne yol açabilir.

1993’te ABD Teknoloji Dairesi kaynaklı bir hesaplamada Washington üzerine 100 kg şarbon sporu atıldı varsayalım, ölü sayısının 3 milyona kadar çıkabileceği ve bunun etkisinin bir megatonluk nükleer savaş başlığı etkisinden çok; bir hidrojen bombası etkisine ise eşit ya da daha çok olacağı açıklanmıştır

KOLERA

Kolera, Hindistan kökenli bir salgın ve hala dünyadaki su kaynaklarının çoğunda bulunuyor. Hastalık sadece 50 yıl önce 30 bin kişinin canını alarak önemli salgınlar arasında yerini aldı. Hastalıktan korunmak için suların kaynatılması, tuvalet temizliğine dikkat edilmesi, pişmemiş çiğ balık, et gibi gıdaların tüketilmemesi alınacak önlemler arasında.

SITMA

Ateşli bir hastalık olan sıtma, sineklerle insanlara bulaşır. Sıtmanın en çok görüldüğü ülke %90 oranında Afrika’dır.1950lerden yaklaşık 250milyon insan sıtmaya yakalanmış ve bunun 2.5milyonu ölmüştür. Bu rakamlar malesef bugünde geçerli. Her yıl yaklaşık 300-350 milyon insan sıtmaya yakalanıyor ve 1.5- 2.7milyonu ölüyor.

SARS

Sars alarmı, 2000’lerde hayatımıza girdi. Hong Kong da başlayan salgın bir kaç haftada 37 ülkeye yayıldı. Salgın 8.422 kişide görüldü ve bunların 916’sı yaşamını yitirdi. Sars’tan ölenlerin sayısı diğer salgınlara göre çok düşük ancak enfeksiyona yakalanma korkusu medya ve insanlar tarafından panikle karşılandığı için Sars son zamanların en korkutucu salgınları arasında yerini aldı. Sars şimdiye kadar hızla yayılan hastalıklardan biri olarak rekor kitaplarına girebilecek durumda ancak Dünya Sağlık Örgütünün havaalanlarına kurduğu güvenlik önlemleriyle salgının önüne geçilebildi.

ARAŞTIRANLAR

BEYZA DEMİRKAPU

EDA MADEN

GAMZE GENÇ

OZAN AKBULUT

VALAT TUNCEL

ZEYNEP ŞAHİN

KAYNAKLAR


http://arsiv.ntvmsnbc.com/news

http://www.savaskarsitlari.org

http://www.wikipedia.com
26 Eylül 2018 323 0

Yorumlar

İlk Yorumu Sen Gönder
Yorum Gönder ..