info@bilimmerkezi.com.tr
Jeolog Gözü ile Kınalıada

Marmara Denizi’nde İstanbul’un güneydoğusunda yer alan adalar,kuzeybatı-güneydoğu uzanımlı bir hat boyunca dizilmektedir. Kuzeybatıdan güneydoğuya doğru sırası ile Kınalı ada, Burgaz Ada , Heybeli Ada ve Büyük Ada yer almaktadır. Bu çalışma en kuzeybatı uçtaki Kınalıada’da yapılmıştır. Kınalıada üç adet tepeden ve bu tepeler arasında ki yayvan vadilerden oluşmakta olup adanın batı tarafları daha yüksek alanları oluştururken, doğu tarafları deniz seviyesine daha yakın yüksekliktedir ve yerleşim yerlerini barındırmaktadır.

BÖLGESEL JEOLOJİ

Adalar, İstanbul’un doğal zenginliğini pekiştiren jeolojik oluşumlardır. Jeolojik ve topografik yapı bakımından dördüncü zaman başlarında bir çöküntü ile KOCAELİ YARIMADASI’ndan ayrılmış kara parçalarından oluştuğu kabul edilmektedir. Adalar, dünyamızın oluşumu sırasında, Trakya/Kocaeli penepleninin yer yer alçalıp yükselmesi, bilhassa boğazların açılıp, güney bölümünün deniz sularının altında kalması sonucu, bu peneplenin sular üzerinde kalmış parçalarıdır.

KINALIADA’DAKİ KAYAÇ ÇEŞİTLERİ VE ÖZELLİKLERİ

Kınalıada’da esas olarak iki farklı kaya türü görülmektedir. Bunlar kuvarsarenitler ve arkozlardır. Kayaç dediğimiz terim tek bir mineralin, çeşitli minerallerin ya da kayaç parçacıklarının oluşturdukları katı maddelerdir. Kayaçlar tortul, magmatik ve metamorfik olarak 3 ana gruba ayrılır. Kınalıada’da görülen kuvarsarenit ve arkozlar sedimenter kayaç grubundaki kumtaşlarına aittir. Kuvarsarenitler Kınalıada’nın büyük bir kesiminde yüzeylenmekte ve özellikle de tepeleri (Taşocağı Tepesi,Çınar Tepesi,Manastır Tepesi) kuşatmaktadır. Kuvarsarenitlere göre daha az yayılıma sahip Arkozlar ise Kaya Burnu doğusu ile çöplük mevkinde gözlenmektedir.

KUVARSARENİT

Kınalıada’da yaygın olarak görülen ve özellikle tepelik yüksek alanları oluşturan kuvarsarenitler; içerisinde %95’den fazla kuvars minerali içeren oldukça sert, dayanımlı sedimenter kayaçlardır. Kuvars minerali doğada yaygın olarak rastlanan minerallerin başında gelir. Kuvars; granit gibi magmatik kayaçların, gnays gibi metamorfik kayaçların ve bunların aşınıp- taşınması ve depolanması ile oluşabilen sedimenter kaya grubundaki kuvarsarenitlerin ana bileşenidir. Ayrıca kuvarsarenitlerin ana bileşeni olan kuvars, birçok cevherleşmede gang minerali olarak bulunabileceği gibi cam sanayiinde de yaygın bir kullanım alanına sahiptir.

ARKOZ

Kaya Burnu doğusu ile çöplük mevkinde gözlenen arkozlar, kum boyutunda olup, baskın olarak feldispat minerali içeren bir sedimenter kayaçtır. Kınalıada’da gözlenen arkozlar genellikle pembemsi-mor renklerde, yer yer de grimsi-beyaz renklerde gözlenmektedir. Arkozlar bol feldspat içerdiği için kuvarsarenitlere göre daha dayanımsızdır ve ayrışmaya-aşınmaya daha elverişlidir. Atmosferik etkiler ile ayrışan arkozlardaki feldspat mineralleri kil minerallerine dönüşür ve bu durum kayanın daha çabuk dağılmasına-ufalanmasına sebep olur.

GÖRÜLEN JEOLOJİK YAPILAR

Çamur topacı; ani bir sellenme ya da depremlerle oluşur. Kınalıada’da çamur topacı Kaya Burnu doğusunda arkozlar içersinde görülmektedir.

Tabaka ve Lamina; tortul kayaçların bileşim,tane büyüklüğü renk ve sertlik bakımından birbirinden farklı yataklar halinde üst üste birikmesine tabakalanma denir.Tabaka kalınlıkları birkaç cm ile birkaç metre arasında değişir. Bir santimetreden daha ince tabakalara lamina denir.

Tabakalar güneybatıya doğru eğimlidir. Eğim dolayısıyla yavaş akan bir akarsu zaman zaman hızlanmıştır. Arkozların alteresyon rengi sarımsı, taze yüzey rengi beyaz, gri, yer yer morumsudur. Bu arkozları yaklaşık kuzey güney yönünde kesen kuvars damarları vardır. Kayada görülen killeşme, bize bolca feldspat olduğunu, bol feldspat ise kaynak alanda fazlaca feldspat kayaların olduğunu göstermektedir. Bu tarz kayaların oluşumu kaynak, alana yakın çökelme ile açıklanabilir.

Dayk; sedimenter kayaçları dik olarak veya belirli bir açı ile kesen magmatik kayaçlara dayk denir. Dayklar daha önce oluşmuş fay ve çatlak sistemlerinde oluşabileceği gibi magma odasındaki yüksek basınç ve sıcaklık sonucu üstteki kayaç kütlelerinin parçalaması ile ortaya çıkan çatlaklarda da oluşabilir. Dayk magmadan gelen malzemenin sokulması ile oluşmuş ise bunlara ‘magmatik dayk’, çatlaklar içerisine sedimanter malzemenin dolması ile oluşuyorsa bunlara ‘sedimanter dayk’ denir. Kınalıada’da dayklar Kaya Burnu güneyindeki yol yarmasında,deniz seviyesinden yaklaşık 50 metre yükseklikte ki mevkide görülmektedir. Burada görülen dayklar, etrafındaki sedimanter kayaların içine sokulmuş magmatik kayadan oluşmaktadir. Çok ince taneli, tamamen killeşmiş, beyaz renkli afanitik dokulu ve felsik özellikler gösterir.

FAYLAR

Fay, bir kırık yüzeyi boyunca karşı karşıya duran kayaç bloklarının birbirilerine göre aşağı veya yukarı hareket etmesiyle oluşan yapılardır. Hareketin gerçekleştiği yüzeye fay düzlemi denir. Bütün faylar yüzeye çıkmaz, yüzeye çıkanlar düşey hareketle oluşmuş bir yarda uçurum olan fay dikliği ile kendini gösterir. Fay sarplıkları genellikle hızla aşınan ve belirsizleşen yapılardır. Fay düzleminde hareket olduğu zaman fayın karşılıklı kenarlarında duran kayaçlar çizilir ve cilalanır ya da ezilip parçalanan köşeli bloklar halinde fay breşini meydana getirir.

Kınalı Ada’daki fay düzlemi Kaya Burnu-Kadırga Taşı arasında görülür. Görülen bu fay düzleminin türü doğrultu atımlıdır.

KIVRIMLAR

Tabakalanma gibi düzlemsel yapıların dalga şeklinde büküldüğü jeolojik yapılar olarak bilinir ve çok yaygındır. Birçok kıvrılma sıkışmaya karşılık olarak gerçekleşir. Ellerinizi bir masa örtüsü üzerine koyup birbirine doğru hareket ettirirseniz örtü, sıkışmadan dolayı deforme olur ve yukarı ve aşağı kemer şeklinde bir dizi kıvrım oluşturur. Yer kabuğundaki kayaç tabakaları da benzer olarak sıkışmayı kıvrımlanma ile karşılar. Masa örtüsünden farklı olarak, kayaç tabakalarındaki kıvrımlar kalıcıdır. Bir başka deyişle, kayaçlar plastik yamulmaya uğrayarak kıvrımlanır ve kıvrımlı şekilde kalır. Birçok kıvrılma, kayaçların sünek davranış sergilediği yer kabuğunun derinliklerinde gelişir. Kıvrımların biçimleri ile kıvrılma şiddeti büyük ölçüde değişkendir. Başlıca üç kıvrım türü tanınır: Monoklinaller, antiklinaller ve senklinaller.

Monoklinaller, yatay ya da tekdüze eğimli kayaç tabakalarında olan basit bir bükülme ya da esnemedir. Monoklinallere antiklinal ve senklinaller kadar yaygın rastlanmaz. Antiklinal; merkezinde en yaşlı kayaçları barındıran, üstü kemerli ya da üste doğru dışbükey bir kıvrımdır, senklinal ise merkezinde en genç kayaların bulunduğu alta doğru kemerli ya da üste doğru içbükey bir kıvrımdır.

Kınalıada’da senklinal şeklinde bir kıvrım görülmektedir. Bu kıvrım adanın bir ucundan diğer ucuna doğru uzamaktadır.

Hande ÖZÇAKMAK

Bilim Merkezi Derneği Üyesi

Araş. Gör. Serdar AKGÜNDÜZ

İstanbul Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü

KAYNAKÇA

-Monroe, J.S. ve Wicander, R. (2007). Fiziksel jeoloji - yeryuvarı’nın araştırılması. (K. Dirik, M. Şener ve H. Yusufoğlu, Çev.). Ankara: TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası.

-Erişim Tarihi: 10 Aralık 2014, http://www.mta.gov.tr/v2.0/madenler/mineraller/index.php?id=kuvars

-Erişim Tarihi: 10 Aralık 2014, http://tr.wikipedia.org/wiki/Dayk

-Erişim Tarihi: 10 Aralık 2014, http://www.adalar.bel.tr/cografi.asp
26 Eylül 2018 325 0

Yorumlar

İlk Yorumu Sen Gönder
Yorum Gönder ..