info@bilimmerkezi.com.tr

Pet Şişelerdeki Bisfenol-A Tehlikesi

Pet şişe içinde satılan içeceklerin de zararlı olduğu hemen her gün gazete, dergi ve internet gazetelerinde sıkça karşımıza çıkıyor. Havaların ısınması ile pet şişedeki zarar kat ve kat artıyor. Yapılan araştırmalar da gösteriyor ki pet şişe içerisindeki sıvı tüketiminin verdiği zararlar yıllar sonra karşımıza çıkabileceği sinyallerini veriyor. İlk başta kalp rahatsızlıklarını tetiklediği, kadınlarda da bazı sorunları beraberinde getirdiği belirlenmiştir.

Harvard Üniversitesi School of Public Health araştırmacılarının öğrenciler üzerinde yaptıkları inceleme ve araştırmalardan korkunç sonuçlar elde ettiler. Bu araştırmada; bir hafta boyunca plastik şişelerden su içen öğrencilerin idrarlarındaki incelemede BPA maddesinin %69 arttığı görüldü. BPA maddesi, dişilik hormonu östrojene benzeyen bir madde. Bu madde büyüme bozukluklarına, doğumsal kusurlara, kalp hastalıkları ile diyabet riski artışına sebep oluyor.

Bisphenol-A nın kısaltılmış simgesi olan BPA gıda ambalajlarını (konserve, kutu meyvesuyu, süt) astarlayan kimyasalın bir içeriğidir. Aynı zamanda polikarbon plastiğin önemli bir yapı taşıdır. Genelde "geri dönüşümlü" tekrar tekrar kullanılan, tabanında 7 ile işaretlenmiş plastiklerdir.

Bisfenol-A; günümüzde özellikle plastik, naylon, polyester ve PVC gibi maddelerin üretilmesinde etkin rol oynayan bir plastik hammaddesidir. Bisfenol A, iki fenol ve polikarbonat moleküllerinin birleşmesiyle elde edilen bir tür organik bileşiktir. Günümüzde özellikle plastik, naylon, polyester ve PVC gibi maddelerin üretilmesinde etkin rol oynayan Bisfenol A, dünyada yıllık olarak 2-3 milyon tonu aşkın bir üretime sahiptir. Hidroklorik asit başta olmak üzere, asit sınıfındaki maddeler aracılığıyla işlenmeye müsait olan madde, aşağıdaki gibi elde edilebilmektedir;

(CH3)2CO + 2 C6H5OH → (CH3)2C(C6H4OH)2 + H2O

Bisfenol A, "Termal kağıt" olarak adlandırılan kağıtlarda, su damacanasında yaygın olarak kullanılan PC adlı plastikte bulunur ve son zamanlarda kanserojen olduğu hakkında ciddi iddialar bulunmaktadır. BPA bileşenleri temas ettikleri gıdalara geçmeye eğilimlidir. Bu zamanla olur ve ısı ile hızlanır. Daha önce, BPA'nın vücuttan idrar yoluyla hızla ve tamamen atıldığına inanılıyordu. Ancak, ABD'de yapılan bir araştırma, birçok plastik üründe kullanılan tartışmalı bu kimyasalın, vücutta sanılandan daha uzun süre kalabileceğini gösterdi. Environmental Health Perspectives dergisinde yayımlanan araştırmada, 24 saat perhiz yapan kişinin idrarındaki BPA seviyesinin, 8.5 saat perhiz yapanınki ile hemen hemen aynı seviyede çıktığı bildirilmektedir.

Plastik şişe ve kapların; sıcak su, sıvı ve asit içeriklerle temas ettiğinde çok tehlikeli bir kanserojen olan BISFENOL-A (BPA) VE DİOKSİN maddesi ortama geçmektedir. Dioksinin kanser hastalığı yaptığı birçok bilimsel çalışma tarafından ortaya konulmuş ve Uluslar arası Kanser Araştırma Enstitüsü tarafından da açıklanmıştır. Bisfenol-A ve Dioksinler vücuda girer ve vücutta yağ dokusunda depolanır ve uzun süre atılamayarak birikir.

BPA’nın Sağlığa Zararları

BPA’ya maruz kalmış anne karnındaki ceninlerde, yeni doğmuş bebeklerde ve çocuklarda büyüme ve davranış bozuklukları ortaya çıkıyor.

Polikarbonattan mamül plastik şişe ve ambalajlardan tüketilen su ve gıda maddeleriyle birlikte vücudumuza giren BPA maddesi prostat, beyin gelişimi, kalp hastalıkları, karaciğerde enzim bozuklukları ve diyabet hastalıklarına sebep oluyor. BPA maddesi vücutta östrojen hormonunu taklit ediyor ve kadınlık hormonuna dönüştüğü içinsperm üretiminde ciddi bir düşüşe sebep oluyor. Erişkinlerde göğüs ve prostat kanseri riski oluşturuyor. Obeziteye, astıma neden olduğu saptanmış ve tiroid foksiyonlarını azalttığı belirlenmiştir. Son araştırmalara göre BPA vucutta bilim adamlarının tahmininden daha fazla kalmaktadır bu da doğal olarak tahribatı artırır. BPA, Kanada, ABD, Danimarka gibi bazı gelişmiş ülkelerde yasaklanmıştır. Ülkemizde de, 10 Haziran 2011'den beridir BPA'nın biberonlarda kullanımı yasaktır.

Sularınızı Cam Kaba Boşaltın! Prof. Dr. Erkan Topuz: Eve damacanayla alınan su hemen cam bir kaba ya da testiye boşaltılmalı, günlerce bekletilmemeli. Bu pet şişeler kesinlikle güneşte durmamalı. Damacanaların 60-70 kez kullanılma şansı varken, biz 700 belki bin kez kullanıyoruz. Su ilk kez piyasaya verildiği zaman birçok kimyasal analizden geçiyor, bu veriler de üzerinde yazıyor. Ancak bu analiz bir kez yapılıyor. Bakanlığın firmalara görüş için gönderdiği taslağa göre, damacana suyun yaşam döngüsündeki tüm süreçler "online" denetim altına alınarak yıkama suyu sıcaklığı ve dolum sayısı tespit edilebilecek, 75 seferden fazla kullanılması önlenecek damacanın azami 3 yıllık, içindeki suyun ise 3 aylık ömrü takip altında olacak. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu (THSK) ile Türkiye Bilimsel Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) arasında yürütülen çalışmalar sonucu Damacana Takip Sistemi (DTS) ve su üretim tesisleri online takip sistemiyle ilgili dokümanlar oluşturuldu. Firmaların görüşüne sunulan dokümanlara geri bildirimler doğrultusunda son şekli verilecek.

Plastik Şişeleri Dondurmayın! Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Aziz Ekşi; Pet şişe arabada uzun süre bekletilmemeli, buzluğa konulmamalı. Donma sırasında göçme nedeniyle plastik doku zedelenir, her zedelenme plastikten gıdaya geçişi artırır.

Pet Şişe’nin Yaptığı Hastalıklar

Güney Kore’deki Seoul Ulusal Tıp Koleji Okulu’nda yapılan araştırmaya göre plastik şişeyi sık kullananlarda yüksek tansiyon riski artıyor. Plastik şişedeki Bisphenol A(BPA)adındaki kimyasal madde aynı zamanda kalbin de düşmanı. Dr. Yun- Chul Hong, gerçekleştirdi çalışmaya ilgili makalesinde bu maddenin optik disklerde ve diş dolgularında da bulunduğu belirterek “Bu madde sistolik kan basıncını artırarak kalp ve tansiyon hastalıklarına davetiye çıkarıyor.” Üretimde kullanılmaması için gerekli düzenlenmelerin yapılması gerektiğini söylemiştir. Plastik ambalajlar çocuk sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler bırakıyor hatta çocuklarda tansiyon problemine bile neden oluyor. ABD’deki New York Üniversitesi Lagone Tıp Merkezi uzmanları, plastik ambalajlarda kullanılan tatsız ve kokusuz toksik bir madde olan DEHP’e (di-2-ethyhexylphthalate) maruz kalan çocuklarda erken yüksek tansiyon görüldüğünü ortaya çıkardı.

Çocuk Kalp Sağlığını Da Etkiliyor New York Üniversitesi’nde Dr. Leonardo Trasande konu ile ilgili şunları söyledi: “Gıda ürünleri ambalajlarında sık kullanılan lastikte bulunan Phthalates maddesi (Ftalatlar), kalp hücrelerinin fonksiyonlarını etkileyerek stres yarabilir ve atardamarların sağlığını tehlikeye atar. Daha önce hiç kimse bu etki ile çocuk kalp sağlığı arasında bağı araştırmamıştı.” Tavsiyelerimiz ne olabilir diye düşündük;

Özellikle hamileler, çocuklar ile 60 yaşın üzerindeki kişiler plastik şişe ve kaptaki yiyecek ve içecekleri tercih etmemeliler.

Sıcak çay, kahve vb. sıvıların sunulduğu plastik bardak ve plastik karıştırıcıların kullanımı yasaklanmalıdır.

Tüm gıdaların (özellikle süt, meyve suyu) tüketiminde cam şişe ve kaplar kullanılmalıdır.

Piyasa da plastik şişelerde satılan ve çok fazla tüketilen kolalı içeceklerin, içerik analizleri yapılmalı ve sonuçları açıklanmalıdır, bu açıklamalar ne kadar yapılıyor olsa da içeceklerimizi plastikte satın almamalıyız.

Yağmur Demirhan

SebahatYazıcı

Kaynaklar:

http://www.gidaraporu.com/plastik-kaplar-risk-tasiyor_g.htm

http://tr.wikipedia.org/wiki/Bisfenol_A

http://www.ntv.com.tr/arsiv/id/25528690

27 Eylül 2018 325 0

Yorumlar

İlk Yorumu Sen Gönder
Yorum Gönder ..